İngiliz istihbaratı MI5'den çarpıcı itiraf: Yalanı kabul etti
İngiliz istihbarat servisi MI5, neo-Nazi bir casusla ilgili davada üç mahkemeye yalanlara dayalı delil ve ifade sunduğunu kabul etti.
İngiliz istihbarat servisi MI5, neo-Nazi bir casusla ilgili davada üç mahkemeye yalanlara dayalı delil ve ifade sunduğunu kabul etti.
Gelişmelerden anında haberdar olun.Google’da tercih edilenkaynak olarak ekleyin
İngiltere'nin iç istihbarat servisi MI5, şiddet yanlısı bir neo-Nazi casusla ilgili davada üç ayrı mahkemeye yalanlara dayalı ifade ve delil sunduğunu kabul etti. Kurum, üst düzey görevlilerinin gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu ortaya koyan resmi soruşturmanın sonuçlarını da "çekincesiz" kabul etti.
MI5'İN YALANLARI NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Olaylar, MI5'in Ajan X olarak tanımladığı yabancı uyruklu neo-Nazi ve kadın düşmanı bir muhbir etrafında gelişti.
X'in partneri Beth'i zorla kontrol altında tuttuğu ve ona pala ile saldırdığı belirtildi. Buna rağmen MI5, polis tarafından soruşturulduğu dönemde X'in istihbarat faaliyetlerine devam edebilmesi için yurt dışına gitmesine yardımcı oldu.
2020'de MI5, X hakkında soruşturma başlatılmaması için BBC'yi ikna etmeye çalıştı. Bu görüşmeler sırasında güvenlik servisinin X'in ajan statüsünü açıkladığı belirtildi.
İddialara göre MI5'in 2 numaralı görevlisi ise X'i korumaya çalıştı. Görevlinin, X'in tacizci bir kadın düşmanı veya gerçek bir aşırılıkçı olmadığını söyleyerek gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu aktarıldı.
2022'DE BBC'YE KARŞI DAVA AÇILDI
İngiliz hükümeti, 2022'de X hakkındaki soruşturmayı engellemek amacıyla BBC'ye karşı dava açtı ancak başarılı olamadı. X'in kimliği bu süreçte yasal olarak gizli tutuldu.
X'in partneri Beth ise Soruşturma Yetkileri Mahkemesi'nde MI5'e karşı dava açtı. Beth, 2024'te Yüksek Mahkeme'den önceki bir kararın yeniden incelenmesini istedi.
MI5, bu davalar sırasında üç ayrı mahkemede "ne doğrula ne de reddet" olarak bilinen NCND politikasını savundu. Güvenlik servisi, X'in ajan olup olmadığını BBC gazetecisi de dahil olmak üzere hiç kimseye açıklamadığını ileri sürdü.
Mahkemeler MI5'in bu savunmasını kabul etti. Böylece Beth ve diğer tarafların X'in ajan olduğuna ilişkin resmi bilgiye ulaşması ve önemli delillere erişmesi engellendi.
2024'TE MI5'İN SAVUNMASI SORGULANDI
Beth, 2024'ün sonlarında MI5'in mahkemelere yalan söylediğini öne sürerek kuruma itiraz etti.
MI5 ise NCND politikasının devam ettiğini savunmayı sürdürdü. Ancak 2 numaralı memurla yapılan görüşmelerden birinin kaydı da dahil olmak üzere, kurumun savunmasının doğru olmadığını gösteren deliller ortaya çıktı.
BBC'nin ortaya çıkardığı bilgiler üzerine MI5 ve görevlileri hakkında iki resmi soruşturma yürütüldü. Bu soruşturmalarda, kurum ve görevlilerinin kasıtlı olarak yanlış bilgi vermediği, sahte delillerin ise hatalar ve zayıf hafızadan kaynaklandığı savunuldu.
YÜKSEK MAHKEME MI5'İN SORUŞTURMALARINI REDDETTİ
Temmuz 2025'te Yüksek Mahkeme'nin kıdemli yargıçlarından oluşan heyet, MI5 tarafından yürütülen soruşturmalarda "ciddi usulsüzlükler" bulunduğuna hükmetti.
Yargıçlar, MI5'in yürüttüğü soruşturmaların "sonuçlarına güvenemeyeceğimize" karar verdi.
Bu kararın ardından dönemin soruşturma yetkileri komiser yardımcısı Sir John Goldring tarafından yeni bir soruşturma yürütüldü.
Goldring'in Temmuz ayında yayımlanan raporunda, MI5'in üç mahkemeye "yalanlara" dayalı ifade verdiği belirtildi.
MI5'İN ÜST DÜZEY GÖREVLİLERİ DE RAPORDA YER ALDI
Goldring'in raporunda MI5'in kıdemli görevlilerinden 2 numaralı memurun defalarca yalan söylediği tespit edildi. Rapora göre 3 numaralı memur ise kendi meslektaşlarını yanılttı ve kendisine aktarılan bilgiler konusunda gerçeğe aykırı ifadeler kullandı.
Raporda ayrıca soruşturma boyunca MI5'in davranışlarında "ciddi ve sistematik başarısızlıklar" yaşandığı belirtildi.
MI5 BULGULARI KABUL ETTİ
MI5'i temsil eden avukat Timothy Otty, Londra'daki Yüksek Mahkeme'de görülen duruşmada kurumun Goldring'in bulgularını "çekincesiz kabul ettiğini" açıkladı.
Otty, MI5'in bireysel görevlilerin eylemlerinin yanı sıra kurum içindeki "sistematik başarısızlığı" da kabul ettiğini söyledi.
MI5 ayrıca "ortaya atılan sorunların ciddiyetini tamamen kabul ettiğini ve bunların bir daha asla yaşanmaması gerektiğini" belirtti.
Kurumun daha önce yalnızca "yanlış" delil sunduğu gerekçesiyle özür dilediği hatırlatıldı.
İKİ GÖREVLİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI
Otty, MI5 Genel Müdürü Sir Ken McCallum'un liderliğinde kapsamlı bir reform programı başlatıldığını açıkladı.
2 numaralı memurun görevinden istifa ettiği, 3 numaralı memurun ise görevden uzaklaştırıldığı ve hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı belirtildi. Disiplin soruşturmasının 3 numaralı memurun görevden çıkarılmasıyla sonuçlanabileceği aktarıldı.
Otty, Goldring soruşturmasının sonuçları, MI5'in özrü ve reform programı dikkate alındığında, kurum veya görevlileri hakkında mahkeme kararına uymama suçlamasıyla dava açılmasının kamu yararına olmayacağını savundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz