Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Deniz Yetki Alanı Anlaşması'nı onayladı
Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile Deniz Yetki Alanı Anlaşması'nı onayladığı bildirildi. Kararın oy birliğiyle alındığı kaydedildi.
Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile Deniz Yetki Alanı Anlaşması'nı onayladığı bildirildi. Kararın oy birliğiyle alındığı kaydedildi.
Gelişmelerden anında haberdar olun.Google’da tercih edilenkaynak olarak ekleyin
Libya Temsilciler Meclisi, Ulusal Mutabakat Hükümeti ile Türkiye arasında Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin imzalanan Mutabakat Zaptı'na onay verdi.
Temsilciler Meclisi, milletvekillerinin Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin Türkiye ile Libya’nın eski Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan mutabakat metnini oy birliğiyle kabul ettiğini belirtti.
Türkiye-Libya deniz yetki alanları anlaşması, her iki ülkenin de Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumayı amaçlıyor. Anlaşma, Doğu Akdeniz'deki dengeleri önemli ölçüde değiştirme potansiyeli barındırıyor. Türkiye ve Libya arasındaki anlaşma, Güney Kıbrıs Rum yönetiminin (GKRY) adanın tek sahibi gibi davranarak ve hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde 2003'ten bu yana deniz yetki alanını sınırlandırmaya yönelik attığı tek taraflı adımlara güçlü cevap niteliği taşıyor.
Yunanistan, Doğu Akdeniz'de "Sevilla Haritası"yla vücut bulan maksimalist hedefleriyle Türkiye'yi Antalya Körfezi ve çevresinden ibaret dar bir deniz alanına hapsetmeyi amaçlıyordu.
ANLAŞMADA GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULAN İLKELER
Türkiye bölgedeki tek taraflı adımlar karşısında hakça çözümler geliştirilmesi için yıllarca diyalog çağrısı yaptı. Kıbrıs meselesine kapsamlı bir çözüm bulunana kadar GKRY hariç tüm bölge ülkeleriyle deniz yetki alanı sınırlandırma müzakereleri başlatmaya hazır olduğunu bildiren Türkiye'nin diyalog çağrısına karşın, tek taraflı hamleler ve izolasyon çabaları sürdü.
BM Deniz Hukuk Sözleşmesi ile Uluslararası Adalet Divanı içtihatlarına uygun bir şekilde düzenlenen anlaşmada, adaların otomatik olarak kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) yaratmaması, hakça ve adil sınırlandırma, cephe uzunluklarının dikkate alınması ve Türkiye'nin kıyısal projeksiyonunun kesilmemesi ilkeleri dikkate alındı.
DENİZ YETKİ ALANI NEDİR
Deniz yetki alanı, kıyıda bulunan bir devletin denizlerde egemenlik hakkı kullandığı ve belirli faaliyetleri düzenleyebildiği bölgeleri ifade ediyor. Bu bölgelerde balıkçılık, doğal kaynak arama ve çıkarma, enerji üretimi, deniz çevresinin korunması gibi konulardaki haklar uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde belirleniyor.
Deniz yetki alanları; karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge gibi farklı hukuki statüye sahip bölgelerden oluşuyor. Her bölgede kıyı devletinin yetkisi aynı seviyede değil. Karasularında devletin egemenliği esas alınırken, münhasır ekonomik bölgede deniz yatağı ve su sütunundaki belirli doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi ve yönetilmesine ilişkin egemen haklar geçerli oluyor.
Bu alanların sınırları, kıyıların coğrafi konumu ve uluslararası hukuk kurallarına göre çiziliyor. Kıyıları karşı karşıya veya bitişik olan ülkeler arasında sınırların çakışması halinde, deniz yetki alanlarının belirlenmesi ikili anlaşmalar ya da uluslararası hukuka uygun diğer yöntemlerle yapılıyor. Deniz ticareti, enerji kaynakları, balıkçılık ve ülkelerin denizlerdeki stratejik çıkarları açısından bu alanlar büyük önem taşıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz