50 Ülkeden Getirdiği Tohumlarla Türkiye’de “Dünya Bahçesi” Kurdu
amsun’da yaşayan 74 yaşındaki emekli öğretmen Hakkı Albayrak, yaklaşık 20 yıldır sürdürdüğü çalışmayla üç kıta ve 50 ülkeden topladığı tohumları evinin bahçesinde yetiştiriyor. Albayrak, denediği 200 farklı meyve ve sebze türünün 120 çeşidini Karadeniz iklimine adapte etmeyi başardı.
50 ülkeden getirdiği tohumlarla Türkiye’de “Dünya Bahçesi” kurdu
Özet: Samsun’da yaşayan 74 yaşındaki emekli öğretmen Hakkı Albayrak, yurt dışında görev yaptığı ve ziyaret ettiği ülkelerden topladığı tohumlarla evinin bahçesinde adeta bir “Dünya Bahçesi” oluşturdu. Sera kullanmadan doğal şartlarda üretim yapan Albayrak, yaklaşık 200 farklı meyve ve sebze çeşidini denedi, bunların 120’sini Karadeniz iklimine adapte etmeyi başardı.
Detay: Samsun’da yaşayan 74 yaşındaki emekli öğretmen Hakkı Albayrak’ın yaklaşık 20 yıl önce başlayan tohum merakı, zaman içerisinde dünyanın farklı bölgelerinden bitkilerin bir araya geldiği sıra dışı bir üretim alanına dönüştü. Yurt dışında görev yaptığı ve ziyaret ettiği ülkelerde gördüğü farklı meyve ve sebzelerin tohumlarını Türkiye’ye getiren Albayrak, bu tohumları Samsun’daki bahçesinde doğal şartlarda yetiştirmeye başladı.
Sera kullanmadan üretim yapan Albayrak, yıllar boyunca farklı iklimlere ait bitkilerin Karadeniz koşullarına uyum sağlayıp sağlayamayacağını araştırdı. Yaklaşık 200 farklı meyve ve sebze çeşidini deneyen emekli öğretmen, yaptığı çalışmalar sonucunda 120 çeşidin Samsun’un iklim şartlarına uyum sağlamasını başardı.
Üç kıta ve 50 ülkeden gelen tohumların aynı bahçede yetiştirilmesiyle ortaya çıkan alan, zaman içerisinde adeta küçük bir “Dünya Bahçesi” görünümüne kavuştu.
Dünyanın farklı bölgelerinden ürünler aynı bahçede yetişiyor
Albayrak’ın bahçesinde Türkiye’de yaygın olarak görülmeyen çok sayıda meyve ve sebze çeşidi bulunuyor.
Çin fasulyesi, Kızılderili muzu olarak bilinen pawpaw, Hindistan ağaç kavunu, Meksika avokadosu, California fındığı, Japon elması, goji berry ve Frenk üzümü yetiştirilen ürünlerden bazılarını oluşturuyor.
Albayrak bununla da yetinmeyerek farklı renklerde domates ve patates çeşitlerini de üretmeyi başardı. Bahçede siyah, kahverengi, turuncu ve sarı domateslerin yanı sıra Türkiye’de yaygın olmayan mor patates gibi ürünler de yetiştiriliyor.
Bu çeşitlilik, bahçeyi klasik bir meyve ve sebze üretim alanından farklı bir konuma taşıyor.
Subtropikal üretime pepino ile başladı
Hakkı Albayrak, farklı ülkelerden getirdiği tohumlarla yaptığı çalışmaların başlangıcında özellikle subtropikal ürünlere yöneldi.
Peru kökenli pepino ile üretime başladığını belirten Albayrak, temel amacının Türkiye’ye katkı sağlamak ve yurt dışından ithal edilen bazı ürünlerin ülke içerisinde yetiştirilebilmesini sağlamak olduğunu ifade ediyor.
Yaklaşık 200 farklı ürünü denediğini belirten Albayrak, bunlardan 120’sinin Karadeniz iklimine uyum sağladığını aktarıyor.
Karadeniz’in kendine özgü iklim koşullarında başarılı şekilde yetiştirmeyi başardığı ürünler arasında pepino, avokado, güz yemişi ve pawpaw da bulunuyor.
Albayrak’ın yıllar boyunca yaptığı denemeler, farklı coğrafyalardan gelen bitkilerin doğru bakım ve uygun koşullarla Türkiye’nin farklı bölgelerinde yetiştirilebilmesine ilişkin önemli bir örnek oluşturuyor.
Pawpaw için akademik çalışma yapıldı
Albayrak’ın bahçesinde yetiştirdiği ürünlerden biri olan pawpaw, diğer adıyla Kızılderili muzu, yalnızca üretim açısından değil akademik açıdan da dikkat çekti.
Albayrak’ın aktardığı bilgilere göre Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde görev yapan bir akademisyen, öğrenciler üzerinde yaptığı gözlemler sırasında pawpaw meyvesinin uzun süre tokluk hissi oluşturduğunu fark etti.
Bu gözlemin ardından meyveye yönelik ilginin arttığını belirten Albayrak, zaman içerisinde farklı üreticilerin de pawpaw yetiştirmeye başladığını ifade etti.
Türkiye’de henüz yaygın olarak tüketilmeyen bu meyvenin Karadeniz ikliminde yetiştirilebilmesi, Albayrak’ın bahçesindeki farklı ürünler arasında pawpawın da öne çıkmasını sağladı.
Avokadoda hedef yılda 1 ton üretim
Albayrak’ın bahçesinde yetiştirdiği ürünlerden biri de avokado.
Avokado üretiminde iklim şartlarının verimi doğrudan etkilediğini belirten Albayrak, uygun koşulların sağlanması halinde tek bir üretim alanından yılda yaklaşık 1 ton ürün elde edilebileceğini ifade ediyor.
Ancak üretim sürecinin her yıl aynı şekilde ilerlemediğini belirten Albayrak, geçmiş yıllarda ağaçlarda binlerce meyve oluşmasına rağmen önemli miktarda ürün kaybı yaşadığını anlattı.
İki yıl önce yaklaşık 2 bin meyve tutumu gerçekleştiğini ancak hasat dönemine yalnızca 300 civarında avokadonun ulaşabildiğini belirten Albayrak, küçük meyvelerin önemli bölümünün ağaçtan döküldüğünü söyledi.
Sulama miktarını artırmasının ardından meyve dökülmelerinin büyük ölçüde sona erdiğini aktaran Albayrak, bu yıl yaklaşık 300 adet avokado hasadı beklediğini ifade etti.
Bahçesindeki avokadolar market ürünlerinden daha iri
Albayrak’ın dikkat çektiği bir diğer konu ise yetiştirdiği avokadoların büyüklüğü oldu.
Bahçesinde yetişen avokadoların marketlerde satılan ürünlere kıyasla daha iri olduğunu belirten Albayrak, en küçük avokadolarının yaklaşık 250 gramdan başladığını söyledi.
Geçtiğimiz yıl 400 gram ağırlığındaki avokadoları 100 liradan sattıklarını belirten Albayrak, bu yıl ise ürünlerin büyüklüğüne göre tanesinin 70 ila 100 lira arasında satışa sunulacağını ifade etti.
Üretimin doğal şartlarda gerçekleştirilmesi ve farklı çeşitlerin aynı bahçede yetiştirilmesi, Albayrak’ın ürünlerine olan ilgiyi de artırıyor.
Organik üretim yapan tüketicilerden yoğun ilgi
Hakkı Albayrak’ın bahçesinde yalnızca meyve ve sebze yetiştirilmiyor. Farklı türlere ait fidanlar ve tohumlar da üretim sürecinin önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Albayrak, özellikle organik üretimle ilgilenen tüketicilerin yetiştirdiği meyve, sebze ve fidanlara yoğun ilgi gösterdiğini belirtiyor.
Yurt dışından getirilen tohumların Türkiye’de denenmesi, başarılı olan çeşitlerin çoğaltılması ve bölge iklimine uyum sağlayan türlerin üretiminin sürdürülmesi, yaklaşık 20 yıldır devam eden çalışmanın temelini oluşturuyor.
20 yıllık emek Karadeniz’de farklı bir üretim modeline dönüştü
Hakkı Albayrak’ın çalışması, bir emekli öğretmenin kişisel merakıyla başlayan girişimin yıllar içerisinde nasıl kapsamlı bir üretim ve tohum çalışmasına dönüşebileceğini ortaya koyuyor.
Üç kıta ve 50 ülkeden getirilen tohumlarla başlayan süreçte yaklaşık 200 farklı ürünün denenmesi ve bunların 120’sinin Karadeniz iklimine uyum sağlaması, bahçedeki çeşitliliğin boyutunu gözler önüne seriyor.
Pepinodan pawpaw’a, avokadodan goji berry’ye, farklı renklerde domateslerden mor patatese kadar çok sayıda ürünün aynı bahçede yetiştirilmesi, Samsun’daki bu alanı alışılmış meyve ve sebze bahçelerinden farklılaştırıyor.
Albayrak’ın amacı ise yalnızca farklı ürünleri yetiştirmek değil. Aynı zamanda Türkiye’de yaygın olmayan ve çoğunlukla yurt dışından getirilen bazı ürünlerin yerel iklim şartlarında üretilebileceğini göstermek.
Yaklaşık 20 yıldır devam eden çalışmalar sonucunda ortaya çıkan “Dünya Bahçesi”, farklı ülkelerden gelen tohumların Karadeniz toprağında buluştuğu dikkat çekici bir üretim alanı olarak öne çıkıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz