633 milyar TL'lik soru işareti
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu bulunan Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’a ait olduğu belirlenen yaklaşık 200-220 milyon TL...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu bulunan Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’a ait olduğu belirlenen yaklaşık 200-220 milyon TL...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu bulunan Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’a ait olduğu belirlenen yaklaşık 200-220 milyon TL değerindeki 5 lüks aracın devir işlemleri incelemeye alınıp 4 araç muhafaza altına alınmıştı. Fon soruşturma kapsamında üst düzey yöneticilerin de aralarında bulunduğu yeni tutuklamalarla dosyanın kapsamı genişlerken, gözler yalnızca fonların yaşadığı değer kayıplarına değil, bu süreçte gerçekleşen işlemlere, yatırım kararlarına ve yönetim sorumluluklarına çevrildi. Hukuk sürecinde tutuklamaların kesin bir hüküm anlamına gelmediği vurgulanırken, yatırımcıların en çok merak ettiği konular arasında fonların nasıl büyüdüğü, olağanüstü getirilerin hangi işlemlerle oluştuğu ve tasfiye sürecinin nasıl ilerleyeceği yer alıyor. Deniz Sipahi Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde yazdı.
633 milyar 807 milyon lira. Pusula Portföy’ün 31 Ağustos itibarıyla yönettiği portföyün büyüklüğü bu. Bir başka rakam daha var. 28. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın yaşı. Muhammed Yarız
28 yaşında büyük başarılar elde edilemez mi? Elbette edilir. Hatta dünyada iş hayatının en büyük hikâyelerinden bazıları 20’li yaşlarda başladı. Mark Zuckerberg Facebook’u kurduğunda 20 yaşındaydı. Bill Gates Microsoft’u kurduğunda 20, Steve Jobs Apple’ı kurduğunda 21 yaşındaydı.
Demek ki mesele yaş değil.
Emekli promosyonları ne kadar?Mansur Yavaş'ın istifa süreci: Kırılma noktası 9 Eylül'deki görüşme olduHava Durumu (25-09-2026)Süresiz nafaka uygulaması değişiyor!
Mesele, 28 yaşında 633 milyar lirayı yönetecek noktaya nasıl gelindiği.Fon soruşturmasında son günlerde önemli gelişmeler yaşandı.Üst düzey yöneticilerin de aralarında bulunduğu yeni tutuklamalarla soruşturmanın kapsamı genişledi.Burada çok önemli bir hukuki çizgiyi korumak gerekiyor.Tutuklama, mahkûmiyet değildir.Kimin suçlu olup olmadığına yargılama sonunda karar verilecek.Benim ilgimi çeken ise soruşturmanın başka bir tarafı.
Bugüne kadar hep fonların düşüşünü konuştuk.Şimdi galiba soruyu tersinden sormanın zamanı geliyor.Fon çöktüğünde kim kaybetti değil, yükselirken kim kazandı?Bir şey çöktüğünde herkes enkaza bakar.
Benim merak ettiğim sorular var.Kimler hangi fiyatlardan girdi, çıktı? Olağanüstü getiriler hangi işlemler sonucunda oluştu? Bunların cevaplarını bugün bilmiyoruz.
Zaten soruşturmanın işi de bunları ortaya çıkarmak. O nedenle kimse hakkında peşinen hüküm vermek doğru değil. Ama yatırımcı açısından bu soruların cevaplandırılması çok önemli.
YÖNETİM KURULU ARTIK KARTVİZİT MESELESİ DEĞİL
DOSYA önce fonlara, sonra şirketlere, sonra para hareketlerine, şimdi de doğrudan yönetim kurullarına ulaştı.
Bunun sermaye piyasalarında kalıcı bir yan etkisi olabilir.
Yönetim kurulu üyeliğinin anlamı değişebilir.
Türkiye’de yıllarca bağımsız yönetim kurulu üyeliği biraz prestij, network, itibar pozisyonu gibi algılandı.
Fon dosyası yeni bir soruyu gündeme getiriyor.
Bir şirketin yönetim kurulundaysanız, bilmediğiniz şeylerden ne ölçüde sorumlusunuz?
Bunun hukuki cevabı dosyadan dosyaya değişir.
Ama kurumsal yönetim açısından sonuç şimdiden belli.
Yönetim kuruluna oturmak artık yalnız kartvizite isim eklemek olmayacak.
450 BİN KİŞİ TEK TEK KAPI ÇALMASIN
TASFİYE kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 farklı yatırımcının payı bulunduğu söyleniyor.
Bana da çok sayıda soru geliyor. “Ne yapmalıyız?” diye.
Bazı yatırımcıların şimdiden avukatlara başvurup dilekçeler hazırlamaya çalıştığını görüyorum.
Oysa böylesine kitlesel bir meselede çözüm, yüz binlerce insanı tek tek kapılara göndermek olmamalı.
Hak sahipliği, ödeme takvimi, itiraz yolu ve tasfiye sonucunda yatırımcıya düşecek tutarın nasıl hesaplanacağı açık, merkezi ve herkes için aynı şekilde işleyen bir mekanizmayla anlatılmalı.
Yatırımcı parasının ne zaman ve hangi yöntemle kendisine ulaşacağını görebilmeli.
Çünkü 455 bin insanın ayrı ayrı dilekçe yazdığı bir sistem yalnız yatırımcıyı yormaz.
Kurumu da, yargıyı da, sistemi de yorar.
Bu krizden çıkarılacak derslerden biri de belki budur.
Devletin gücü, vatandaşın hakkını aramasına imkân vermek kadar, hakkını aramak için 455 bin ayrı kapıyı çalmak zorunda bırakmamaktır.
Yukarıdaki metne uygun haber formatında geniş bir giriş paragrafı yaz. Profesyonel editör gibi düşün.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz