Cevdet Yılmaz: 'Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapacağız' - Adli Yıl Açılışında Reform Vurgusu
CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Reform irademizi önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürecek, 'Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz" dedi.
CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Reform irademizi önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürecek, 'Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz" dedi.
Cevdet Yılmaz: 'Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapacağız' - Adli Yıl Açılışında Reform VurgusuGüncelleme: CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Reform irademizi önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürecek, 'Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz" dedi.CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Reform irademizi önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürecek, ' Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yargıtay Başkanlığı'nda düzenlenen '2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni'ne katıldı. Yılmaz, "Güçlü olmak zorundayız. Kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönemde değiliz. 'Köklü geçmişimizden ve 100 yılı aşan tecrübesi ile Cumhuriyetimizden aldığımız mirasla hem güçlü hem de haklı olacağız' diyoruz. Bu iddiamızı ' Türkiye Yüzyılı'nda hep birlikte hayata geçireceğiz. Devlet hayatının temelinde düzeni sağlayan hukuk kadar, bu hukuka istikamet veren güçlü bir adalet anlayışı vardır. Kanunların herkese eşit uygulanması, hakkın sahibine teslim edilmesi, güçlünün hukukla sınırlandırılması ve güçsüzün hukukla korunması, milletin devletine duyduğu güvenin de temelini oluşturur. Bu sebeple adalet, bizim medeniyetimizde ve köklü devlet geleneğimizde idarenin en önemli ölçülerinden biri olarak kabul edilmiştir" dedi.'YARGIYI VESAYETÇİ YAPILARDAN ARINDIRDIK'Yılmaz, 2002 yılından bu yana atılan her reform adımında; hukukun üstünlüğünü güçlendirmeyi, hak ve özgürlüklerin güvencelerini genişletmeyi ve vatandaşların adalete erişimini kolaylaştırmayı esas aldıklarını kaydetti. Yılmaz, "Yargıyı vesayetçi yapılardan arındırdık, temel kanunlarımızı yeniledik, hak arama yollarını çoğalttık ve vatandaşlarımızın devlet karşısındaki hukukunu güçlendiren önemli reformları hayata geçirdik. Askeri yargının kaldırılmasından Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkına, Kamu Denetçiliği Kurumu'ndan kişisel verilerin anayasal güvenceye alınmasına kadar pek çok alanda demokrasimizin ve hukuk devletimizin standartlarını yükselttik. İnancı, düşüncesi, etnik kimliği, mezhebi, hayat tarzı veya sosyal konumu sebebiyle vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini kullanmasının önüne çıkarılan engelleri birer birer kaldırdık. Adaleti millet adına tesis eden yargımızın bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirirken, vatandaşlarımızın hak arama imkanlarını genişlettik" diye konuştu.Yılmaz, cezaevlerindeki suçluların 3'te 1'inin uyuşturucu suçundan içeride olduğunu belirterek, "Diğer suçların birçoğunu da bağımlılıkla ilişkili suçlar olarak görebiliriz. Uyuşturucuya ulaşamadığını için eşine şiddet uygulayan, hırsızlık yapan kişileri görüyoruz. Bağımlılıkla toplum olarak etkili mücadelemiz, hem hukuk sisteminin hem de infaz sisteminin yükünü çok ciddi olarak aşağıya çekecektir" dedi.'KAPSAMLI DÜZENLEMELERİ HAYATA GEÇİRDİK'Adaleti mülkün temeli olmanın yanı sıra kalkınmanın ve demokrasinin de en güçlü dayanağı olarak da gördüklerini belirten Yılmaz, "Adalet anlayışımızı değişen şartlara, toplumumuzun ihtiyaçlarına ve milletimizin beklentilerine cevap verecek dinamik bir reform iradesiyle sürdürüyoruz. Geçtiğimiz yıl Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Stratejimizle önümüzdeki dönemin yol haritasını ortaya koymuş, hedefimizi hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi olarak belirlemiştik. 11'inci Yargı Paketimizle çocuklarımızın suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı yaptırımları ağırlaştırdık, bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılık suçlarıyla mücadeleyi güçlendirdik, toplumsal huzuru ve güvenliği tehdit eden suçlara karşı yeni tedbirler aldık. 12'nci Yargı Paketimizle yargılamaların daha hızlı, etkin ve öngörülebilir yürütülmesini sağlayacak kapsamlı düzenlemeleri hayata geçirdik" ifadelerini kullandı.Vatandaşın en büyük beklentisinin, adalet sürecinin daha hızlı işlemesi olduğunu söyleyen Yılmaz, "Hukuk davalarında duruşmalar arasındaki süreyi zorunlu haller dışında üç ayla sınırlandırdık; kanun yollarından icra ve iflasa, idari yargıdan ceza muhakemesine kadar birçok alanda hukuki güvenliği ve hak arama imkanlarını güçlendirdik. Makul sürede yargılanma hakkının daha güçlü şekilde korunması amacıyla hedef süre uygulamasını istinaf aşamasına taşıdık. Uzun süren dava ve soruşturmaların sebeplerini erken aşamada tespit etmek ve çözümü yerinde üretmek amacıyla adalet komisyonlarımız bünyesinde yargı hizmetlerinin etkinliği bürolarını oluşturduk. Vatandaşlarımızın devam eden soruşturma ve yargılamalardaki gecikmelere ilişkin başvurularını doğrudan iletebileceği 'Alo Adalet 135' sistemini hizmete alıyoruz" dedi.'HAKİM VE SAVCI SAYIMIZI 26 BİN 667'YE ÇIKARDIK'Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "2002 yılında yaklaşık 9 bin 349 olan hakim ve savcı sayımızı 26 bin 667'ye, toplam adalet personeli sayımızı ise 61 binden 208 binin üzerine çıkardık. Hakim ve savcı yardımcılığı ile Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı'nı sistemimize kazandırırken, hukuk fakültelerine girişte 100 bin başarı sırası şartını bu yıl ilk kez uygulamaya başladık. Dünya sisteminde model sistemlerden olan UYAP'ı her geçen yıl daha güçlü bir şekilde geliştiriyoruz. Adalet hizmetlerinde dijital dönüşümü yeni bir aşamaya taşıyarak yapay zeka destekli uygulamaları devreye alıyor, e-Duruşmanın kapsamını genişletiyor, e-Avukat uygulamasıyla savunma hakkının etkin kullanımını kolaylaştırıyoruz. Adli sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemlerde yapay zeka destekli sisteme geçerek vatandaşlarımızın işlemlerini daha hızlı sonuçlandırıyoruz. Tüm bu çalışmalarla adaletin daha hızlı tecelli ettiği, vatandaşımızın hakkına daha kolay eriştiği, güven veren ve öngörülebilir bir yargı düzenini tahkim etme gayreti içindeyiz. Reform irademizi önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürecek, 'Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı yapma amacı doğrultusunda gereken her türlü adımı atmaya devam edeceğiz."'TERÖR PRANGASINI ÜLKEMİZİN GÜNDEMİNDEN ÇIKARIYORUZ'Yılmaz, adaletin bir başka veçhesinin de toplumsal barışı korumak, milletin ortak hukukunu güçlendirmek ve gelecek nesillere huzurlu bir ülke bırakmak olduğunu dile getirerek, " Terör, yarım asra yaklaşan bir süre boyunca canlarımıza kastetmenin yanında milletimizin kardeşliğini hedef almış, ülkemizin enerjisini tüketmiş ve kalkınmamızın önünde ağır bir yük oluşturmuştur. Hesaba gelmeyecek en büyük kayıp olan insani kayıpları hariç tutarak, sadece ekonomik kayba baktığımızda en az 2,3 trilyon dolar gibi bir kayıp görüyoruz. Bu kaynaklar terör yerine başka alanlara harcanmış olsaydı bugün nasıl bir Türkiye olurdu, takdirlerinize bırakıyorum. Devletimizin kararlı mücadelesi, şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığı, milletimizin güçlü desteğiyle bugün bu karanlık dönemi geride bırakacağımız tarihi bir eşiğe ulaşmış durumdayız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu 'Terörsüz Türkiye' vizyonuyla, bu prangayı ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkarırken iç cephemizi güçlendirmeyi, milli birlik ve beraberliğimizi daha güçlü bir zeminde geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu süreçte şehitlerimizin aziz hatırasını ve gazilerimizin hukukunu gözetmek, milletimizin değerlerini ve devletimizin temel niteliklerini korumak ve atılan her adımı hukuk devleti ilkeleri içinde yürütmek temel ölçümüzdür" dedi.'DAHA ADALETLİ BİR DÜNYA İÇİN MÜCADELİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin konuşan Yılmaz, "Terör gündemini kalıcı olarak geride bırakmak, milletimizin kardeşliğini pekiştirmek ve ülkemizin bütün imkanlarını geleceğimiz için seferber etmek istiyoruz. Terörsüz bölge vizyonumuz ile bölgemizde huzur ve güvenliği pekiştirmek istiyoruz. Suriye'de gerçekleşen gelişmeleri memnuniyetle takip ediyoruz, başarıyla tamamlanmasını temenni ediyoruz. Biz bütün komşularımızın birlik, beraberlik içinde toprak bütünlüğünü koruduğu bölgesel ortamı savunuyoruz. Başkaları istikrarsızlık çıkarmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Suriye'de herkesi kapsayan bir yönetimden yanayız. Tüm vatandaşlarını kucaklayan bir Suriye yönetiminden yanayız. Biz bunun coğrafyamıza, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras olacağına inanıyoruz. Daha adaletli bir dünya için mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Türkiye Yüzyılı Güvenlik Politika Terör
Yorumlar (0)
Yorum Yaz