26 Ağustos 2026, Çarşamba
USD 48,12 %0,06
EUR 56,13 %-0,09
ALTIN 7.133,32 %-0,97
BIST 14.696 %1,54
SON DAKİKA

USD 48,12 %0,06
EUR 56,13 %-0,09
ALTIN 7.133,32 %-0,97
BIST 14.696 %1,54
Gündem 26 Ağustos 2026, 14:34 5 dk okuma süresi

Kılıçdaroğlu'ndan YPG/SDG'nin fesih kararına ilişkin açıklama: “Memnuniyetle karşılıyorum”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye'de YPG/SDG'nin silahlı yapılarının merkezi yönetime entegrasyonu ve ardından gelen fesih kararına ilişkin değerlendirmede bulundu. Kılıçdaroğlu, Suriye'de kalıcı barış ve istikrar yönünde atılan adımları memnuniyetle karşıladığını belirtirken, sürecin Türkiye ve bölgenin güvenliği açısından da önemli olduğunu ifade etti.

Haberi Sesli Dinleyin
Yapay Zeka Seslendirici

Kılıçdaroğlu'ndan Suriye'deki gelişmelere ilişkin dikkat çeken mesaj

Suriye'de YPG/SDG'nin silahlı yapısının sona erdirilmesi ve unsurlarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmeler, bölgedeki dengeler açısından önemli bir başlık olarak gündeme geldi. YPG/SDG lideri Mazlum Abdi'nin yapının bağımsız bir askeri güç olarak görevini sona erdirdiğini açıklamasının ardından siyasi çevrelerden de değerlendirmeler gelmeye başladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da gelişmenin ardından sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, Suriye'de kalıcı barış ve istikrar yönünde atılan adımları “memnuniyetle karşıladığını” belirterek, silahlı yapıların merkezi devlet bünyesine dahil edilmesi yönündeki sürecin bölgenin geleceği bakımından önem taşıdığını söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun değerlendirmesinde yalnızca örgütün feshi değil, bundan sonraki süreçte Suriye'de nasıl bir siyasi ve toplumsal düzen kurulacağı da öne çıktı.

“Türkiye ve bölgenin huzuru açısından büyük önem taşıyor”

Kılıçdaroğlu, SDG'nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonuna yönelik gelişmelerin Suriye'nin geleceğiyle sınırlı görülmemesi gerektiğini ifade etti.

Bu adımların bölgenin huzuru ve güvenliği açısından da önemli olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Suriye'nin toprak bütünlüğünü koruyan ve farklı toplumsal kesimlerin birlikte yaşayabileceği bir yapıya kavuşmasının Türkiye'nin de çıkarına olacağını savundu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasında özellikle Suriye'deki Kürtlerin statüsü ve temel hakları da ayrı bir başlık olarak ele alındı. Kılıçdaroğlu, Kürtlerin kimlik ve temel haklarının güvence altında olduğu, farklı etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde yaşayabildiği demokratik bir Suriye'nin bölge açısından olumlu olacağını dile getirdi.

Kürt meselesi için TBMM vurgusu

Kılıçdaroğlu'nun mesajının Türkiye'yi ilgilendiren en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Kürt meselesine ilişkin değerlendirmeleri oldu.

Kılıçdaroğlu, meselenin silah ve çatışma ortamından çıkarılarak demokratik siyaset, hukuk ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ele alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi, demokrasinin güçlenmesi ve Türklerle Kürtler arasındaki kardeşliğin daha da güçlenmesiyle sonuçlanması temennisini dile getirdi.

Bu yaklaşım, Kılıçdaroğlu'nun Suriye'deki gelişmeyi yalnızca dış politika ve güvenlik perspektifinden değerlendirmediğini; Türkiye'nin kendi iç siyasi yapısı ve toplumsal barışı açısından da bir fırsat olarak gördüğünü ortaya koydu.

“Türkiye açısından önemli bir fırsat”

Kılıçdaroğlu, Suriye'deki gelişmelerin Türkiye açısından da yeni bir fırsat oluşturabileceğini belirtti.

Suriye'de silahlı yapıların devlet mekanizmasına dahil edilmesi ve ülkenin merkezi yapısının güçlendirilmesi halinde, sınır güvenliği ve bölgesel istikrar bakımından yeni bir dönem başlayabileceği yönündeki görüşünü paylaşan Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin de kendi iç barışını güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasına göre burada kritik nokta, sürecin yalnızca askeri bir düzenleme olarak kalmaması. Siyasi temsil, hukuk, temel haklar ve toplumsal uzlaşının da aynı süreç içerisinde güçlendirilmesi gerekiyor.

Bu nedenle Kılıçdaroğlu, silahların bırakılmasıyla birlikte demokratik siyasetin önünün açılmasını ve sorunların meşru siyasi kurumlar üzerinden çözülmesini savundu.

OBİT önerisini yeniden gündeme getirdi

Kılıçdaroğlu açıklamasında, daha önce gündeme getirdiği Ortadoğu Barış ve İş Birliği Teşkilatı (OBİT) önerisini de hatırlattı.

Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin öncülüğünde başlayacak, daha sonra bölgedeki diğer ülkeleri de kapsayacak bir bölgesel iş birliği mekanizmasının Orta Doğu'nun geleceği açısından önemli olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bölgedeki sorunların dış aktörlerin müdahaleleri yerine bölge ülkelerinin ortak iradesiyle çözülmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

Bu yaklaşımın merkezinde ise bölgesel güvenlik, ekonomik iş birliği ve diplomasi bulunuyor. Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin komşu ülkelerle ilişkilerinde çatışmaların değil, ortak çıkarların ve diplomatik kanalların öne çıkması gerektiğini savundu.

“Orta Doğu'nun kaderini bölge halkları belirlemeli”

Kılıçdaroğlu, Orta Doğu'daki gelişmelerin yalnızca güvenlik politikaları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini de ifade etti.

Bölge ülkelerinin uzun yıllardır savaşlar, siyasi krizler ve dış müdahaleler nedeniyle ağır bedeller ödediğini belirten Kılıçdaroğlu, bölgenin geleceğinin burada yaşayan halkların ortak iradesiyle şekillenmesi gerektiği mesajını verdi.

Kılıçdaroğlu'nun değerlendirmesinde Suriye'nin yanı sıra Filistin ve İran'daki gelişmelere de değinildi. Suriye'de kalıcı istikrarın sağlanması, Filistin'deki çatışmaların sona ermesi ve bölgedeki yeni savaş risklerinin ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, diplomasi ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

“Türkiye savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olmalı”

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgesel politikadaki rolüne ilişkin de dikkat çeken bir mesaj verdi.

Türkiye'nin kendi içerisinde demokrasi, barış ve toplumsal kardeşliği güçlendirmesi halinde bölgesinde de daha etkili bir barış aktörü olabileceğini savunan Kılıçdaroğlu, Ankara'nın Orta Doğu'daki çatışmaların tarafı olmak yerine barışın oluşturulmasında öncü rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Bu kapsamda Kılıçdaroğlu'nun mesajında diplomasi, diyalog ve bölgesel iş birliği kavramları öne çıktı. Ona göre bölgedeki sorunların çözümü için yeni çatışmalardan ziyade siyasi müzakere kanallarının genişletilmesi gerekiyor.

Açıklamasını üç dilde kardeşlik mesajıyla tamamladı

Kılıçdaroğlu açıklamasının sonunda Türkçe, Kürtçe ve Arapça ifadeler kullanarak halkların kardeşliği vurgusu yaptı.

Mesajını “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Bijî biratiya gelan” ve Arapça karşılığıyla tamamlayan Kılıçdaroğlu, Türkler, Kürtler ve Arapların ortak geleceğinin barış temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

Bu mesaj, Kılıçdaroğlu'nun Suriye'deki son gelişmeye ilişkin değerlendirmesinin yalnızca YPG/SDG'nin feshiyle sınırlı olmadığını da gösterdi. Açıklamanın genel çerçevesinde Suriye'nin toprak bütünlüğü, bölgesel istikrar, Türkiye'nin iç barışı, demokratik siyaset ve Orta Doğu'da yeni bir diplomasi döneminin oluşturulması başlıkları yer aldı.

Bundan sonraki süreç kritik

YPG/SDG'nin silahlı yapısının sona erdirilmesine ilişkin açıklamanın ardından gözler, kararın sahada nasıl uygulanacağına çevrildi. Silahlı unsurların Suriye devlet yapısına entegrasyonunun hangi yöntemle gerçekleştirileceği, merkezi yönetim ile bölgedeki yerel yapılar arasındaki ilişkinin nasıl şekilleneceği ve sürecin güvenlik boyutunun nasıl yönetileceği önümüzdeki dönemin önemli başlıkları arasında olacak.

Kılıçdaroğlu ise bu gelişmenin kalıcı bir barışa dönüşebilmesi için silahların tamamen devre dışı bırakılması, demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve bölge halklarının geleceğine ilişkin kararların siyasi ve diplomatik yollarla alınması gerektiği görüşünü ortaya koydu.

Suriye'deki gelişmelerin Türkiye'nin sınır güvenliği, bölgesel diplomasi ve iç siyaseti açısından doğuracağı sonuçlar ise önümüzdeki dönemde daha net şekilde ortaya çıkacak.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz