19 Ağustos 2026, Çarşamba
USD 47,94 %0,06
EUR 55,96 %0,82
ALTIN 6.913,34 %3,54
BIST 14.470 %2,42
SON DAKİKA
Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan Faiz İndirimi İddialarına Yalanlama: "Gerçeği Yansıtmıyor" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral’dan Kuytul’a Sert Mesaj: “Senin de Suyun Yeterince Isındı” CHP’li Ahmet Baran Yazgan hakkında cinsel taciz iddiasıyla soruşturma Ahbap Derneği Yönetimine Kayyum Atandı: Fesih Süreci Resmen Başladı Canlı Yayında Matematik Hatası Skandalı: Anket Sonuçlarının Toplamı %97.1'de Kaldı Adalet Bakanı'ndan Behçet Oktay’ın Ölümüyle İlgili Yeniden Soruşturma Sözü Trabzonspor Yılın Transferinde Maliyetleri Açıklandı: Mohamed Salah Resmi Olarak KAP'a Bildirildi Bölgesel Ticarette Yeni Dönem: 4 Ülkeyi Bağlayacak "Kalkınma Yolu Projesi"nde Detaylar Belli Oldu Türkiye Dahil 8 Ülkeden İsrail'e Karşı Ortak Bildiri: "Açık İhlaldir, Kabul Edilemez" Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan Faiz İndirimi İddialarına Yalanlama: "Gerçeği Yansıtmıyor" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral’dan Kuytul’a Sert Mesaj: “Senin de Suyun Yeterince Isındı” CHP’li Ahmet Baran Yazgan hakkında cinsel taciz iddiasıyla soruşturma Ahbap Derneği Yönetimine Kayyum Atandı: Fesih Süreci Resmen Başladı Canlı Yayında Matematik Hatası Skandalı: Anket Sonuçlarının Toplamı %97.1'de Kaldı Adalet Bakanı'ndan Behçet Oktay’ın Ölümüyle İlgili Yeniden Soruşturma Sözü Trabzonspor Yılın Transferinde Maliyetleri Açıklandı: Mohamed Salah Resmi Olarak KAP'a Bildirildi Bölgesel Ticarette Yeni Dönem: 4 Ülkeyi Bağlayacak "Kalkınma Yolu Projesi"nde Detaylar Belli Oldu Türkiye Dahil 8 Ülkeden İsrail'e Karşı Ortak Bildiri: "Açık İhlaldir, Kabul Edilemez"

USD 47,94 %0,06
EUR 55,96 %0,82
ALTIN 6.913,34 %3,54
BIST 14.470 %2,42
Dünya 18 Ağustos 2026, 13:54 10 dk okuma süresi

Gazze'de Oksijen İstasyonları Çöktü: Yenidoğan Bebekler Yaşam Mücadelesi Veriyor

Gazze Şeridi’nde sağlık sisteminin karşı karşıya olduğu kriz, oksijen üretim altyapısındaki ağır hasar ve yedek parça sıkıntısıyla daha da derinleşti. Filistin Sağlık Bakanlığına göre bölgedeki 34 oksijen istasyonunun 22’si tamamen hizmet dışı, yalnızca 12 istasyon çalışıyor. Ayrıca oksijen tüplerini doldurmak için kullanılan 30 cihazdan sadece 4’ünün kullanılabilir durumda olduğu bildiriliyor. Özellikle kuvözlerde tedavi gören prematüre bebekler, yoğun bakım hastaları ve solunum desteğine ihtiy

Haberi Sesli Dinleyin
Yapay Zeka Seslendirici

Gazze Şeridi’nde savaşın ve uzun süredir devam eden insani krizin sağlık sistemi üzerindeki etkileri her geçen gün daha ağır bir tablo ortaya çıkarıyor. Bölgedeki hastaneler ilaç, yakıt, tıbbi ekipman ve elektrik sıkıntısıyla mücadele ederken, şimdi de hayati öneme sahip tıbbi oksijen sisteminin çökme riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamaya göre Gazze genelindeki 34 oksijen üretim istasyonundan 22'si artık çalışmıyor. Geriye kalan 12 istasyon ise normal çalışma kapasitelerinin üzerinde faaliyet gösteriyor. Bu nedenle çalışan sistemlerde de teknik arızaların giderek daha sık yaşandığı ve mevcut kapasitenin her an daha da azalabileceği belirtiliyor.

Sağlık yetkililerinin verdiği rakamlar krizin boyutunu daha net ortaya koyuyor. Oksijen tüplerinin doldurulmasında kullanılan 30 cihazdan yalnızca 4'ü çalışır durumda. Geri kalan cihazların onarılabilmesi için gerekli yedek parçaların ve bakım malzemelerinin temin edilememesi, sağlık merkezlerinin mevcut sistemleri mümkün olan en yüksek kapasitede kullanmasına neden oluyor.

Bu durum sıradan bir tıbbi malzeme eksikliği değil.

Çünkü oksijen, hastanelerde belirli bir hasta grubunun tedavisinde kullanılan yardımcı bir unsur olmanın çok ötesinde. Prematüre bebeklerin bulunduğu kuvözlerden yoğun bakım ünitelerine, ameliyathanelerden acil servislere kadar çok sayıda kritik bölümün çalışabilmesi için sürekli ve güvenilir oksijen kaynağı gerekiyor.

En büyük tehlike prematüre bebekler için

Gazze'deki oksijen krizinden en fazla etkilenebilecek grupların başında prematüre ve solunum desteğine ihtiyaç duyan yenidoğanlar geliyor.

Erken doğan bebeklerin akciğerleri henüz tam olarak gelişmediği için kendi başlarına yeterli oksijen almaları her zaman mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle kuvözler ve yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde oksijen desteği, bazı bebekler açısından doğrudan yaşamla ölüm arasındaki farkı oluşturabiliyor.

Gazze'deki sağlık tesislerinde oksijen üretiminin azalması ise doktorların tedavi seçeneklerini giderek daraltıyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı, mevcut oksijen sistemlerinin özellikle prematüre bebekler ve yoğun bakım hastaları açısından ciddi risk oluşturduğu konusunda uyarıyor.

Bu noktada yaşanan kriz, yalnızca hastanelerdeki cihazların çalışıp çalışmaması meselesi değil. Oksijen üretim zincirindeki herhangi bir halkada meydana gelen aksama, çok sayıda sağlık biriminin aynı anda etkilenmesine neden olabiliyor.

Gazze'nin oksijen altyapısında kapasite alarmı

Gazze'de çalışmaya devam eden oksijen istasyonlarının karşı karşıya olduğu bir diğer sorun ise aşırı yük.

Normal şartlarda belirli bir kapasiteye göre tasarlanan istasyonlar, kullanılmayan diğer merkezlerin yükünü de üstlenmek zorunda kalıyor.

Böylece çalışan istasyonlar daha uzun süre ve daha yüksek kapasitede çalıştırılıyor.

Bu durum ise mekanik arızaların daha sık ortaya çıkmasına yol açıyor.

Sağlık Bakanlığı, kalan 12 oksijen istasyonunun teknik açıdan son derece zor koşullarda çalıştığını ve kapasitenin tamamen zorlandığını belirtiyor. Sistemlerin mevcut haliyle devam etmesi halinde daha fazla istasyonun devre dışı kalabileceği uyarısı yapılıyor.

Yani bugün çalışan 12 istasyonun tamamının yarın da aynı kapasitede çalışacağının garantisi bulunmuyor.

Tam tersine, mevcut tablo daha fazla arıza ve daha fazla kapasite kaybı ihtimaline işaret ediyor.

Nasır Hastanesi'ndeki durum özellikle kritik

Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesi, bölgedeki oksijen sisteminin önemli merkezlerinden biri konumunda.

Hastanenin oksijen üretim altyapısında da ciddi sorunlar yaşanıyor.

Altı oksijen istasyonundan yalnızca ikisinin çalıştığı ve bu sistemlerin Gazze'nin farklı bölgelerindeki sağlık tesislerinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığı bildiriliyor.

Bu nedenle Nasır Hastanesi'ndeki herhangi bir ilave arıza yalnızca hastanedeki hastaları değil, başka sağlık merkezlerini de etkileyebilecek zincirleme bir krize dönüşebilir.

Oksijen üretiminin merkezi konumundaki bir tesisin kapasitesinin düşmesi, tüplerin diğer hastanelere ulaştırılmasını da zorlaştırıyor.

Yedek parça sorunu krizi büyütüyor

Oksijen istasyonlarının önemli bölümünün çalışmamasının arkasındaki temel sorunlardan biri, gerekli yedek parçaların temin edilememesi.

Sağlık yetkilileri, arızalanan sistemlerin yeniden çalıştırılabilmesi için gerekli teknik ekipman ve yedek parçaların Gazze'ye girişinde ciddi sorunlar yaşandığını belirtiyor.

Bu durum, teknik olarak tamir edilebilecek cihazların dahi uzun süre devre dışı kalmasına neden oluyor.

Normal şartlarda bir oksijen üretim cihazı arızalandığında mühendisler ilgili parçayı değiştirerek sistemi yeniden çalıştırabilir.

Ancak savaş koşullarında parça temin edilemediğinde küçük bir arıza, haftalar veya aylar boyunca çözülemeyen büyük bir altyapı problemine dönüşebiliyor.

Gazze'deki sağlık sisteminin bugün yaşadığı sorunlardan biri tam olarak bu.

Oksijen yalnızca hastanelerde kullanılmıyor

Oksijen krizinin etkisi hastanelerin duvarlarıyla sınırlı değil.

Gazze'de hastanelerde tedavi görenlerin yanı sıra evlerinde veya geçici barınma alanlarında tıbbi desteğe ihtiyaç duyan hastalar da bulunuyor.

Özellikle kronik solunum rahatsızlığı olanlar, ağır hastalar ve sürekli oksijen desteğine ihtiyaç duyan kişiler için tıbbi oksijenin bulunabilirliği yaşamsal önem taşıyor.

Bu nedenle oksijen üretimindeki düşüş, sağlık sisteminin tamamında hissediliyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı, mevcut krizin hastaneler ve sağlık hizmeti sunan diğer birimler üzerindeki baskıyı artırdığını bildiriyor.

Elektrik ve yakıt sıkıntısı da oksijen krizini besliyor

Gazze'deki sağlık sisteminin oksijen konusunda yaşadığı sorun, elektrik ve yakıt sıkıntısından bağımsız düşünülemiyor.

Bölgedeki elektrik altyapısının ağır hasar görmesi nedeniyle hastaneler büyük ölçüde jeneratörlere bağımlı durumda.

Jeneratörlerin çalışması için ise yakıt ve motor yağı gerekiyor.

Médecins Sans Frontières, yani Sınır Tanımayan Doktorlar, son günlerde Gazze'ye motor yağı ve jeneratör yedek parçalarının girişindeki kısıtlamaların hastanelerin ve diğer temel hizmetlerin çalışmasını ciddi biçimde etkilediği uyarısında bulundu. Örgüt, bazı tesislerde motor yağı stoklarının kritik seviyelere gerilediğini ve jeneratör arızalarının ameliyathaneler ile diğer tıbbi hizmetleri doğrudan etkilediğini bildirdi.

Bu nedenle Gazze'deki sağlık krizini tek bir eksiklik üzerinden değerlendirmek mümkün değil.

Yakıt azalıyor.

Elektrik üretimi zorlaşıyor.

Jeneratörler arızalanıyor.

Yedek parçalar bulunamıyor.

Oksijen istasyonları çalışamaz hale geliyor.

Ve bütün bu sorunlar birbirini tetikliyor.

Bir bebeğin ihtiyacı olan oksijen artık altyapı sorununa bağlı

Normal bir hastane ortamında prematüre bir bebeğin oksijen desteği alabilmesi, temel sağlık hizmetlerinden biri olarak kabul edilir.

Gazze'de ise bu temel ihtiyaç, doğrudan altyapının ayakta kalıp kalamayacağına bağlı hale geliyor.

Kuvözdeki bir bebeğin tedavisinin devam edebilmesi için yalnızca doktor ve hemşirenin bulunması yeterli değil.

Elektrik gerekiyor.

Kuvözün çalışması gerekiyor.

Oksijen sistemi gerekiyor.

Jeneratör gerekiyor.

Yakıt gerekiyor.

Bakım gerekiyor.

Yedek parça gerekiyor.

Bu zincirin herhangi bir halkasının kopması, en savunmasız hastaların hayatını doğrudan tehlikeye atabiliyor.

Bu nedenle Gazze'deki oksijen krizi, sağlık sisteminin karşı karşıya olduğu diğer sorunlardan çok daha kritik bir noktada bulunuyor.

Sağlık çalışanları her gün kapasite sınırlarını zorluyor

Bölgedeki sağlık çalışanları ise mevcut imkanlarla mümkün olan en fazla hastaya ulaşmaya çalışıyor.

Ancak sistemin kapasitesinin sürekli olarak zorlanması sağlık personelinin üzerindeki yükü de artırıyor.

Çalışan oksijen istasyonlarının normal kapasitesinden daha uzun süre çalıştırılması, yalnızca makinelerin arızalanma ihtimalini artırmıyor; aynı zamanda sağlık çalışanlarının sürekli olarak yeni bir teknik sorunla karşı karşıya kalmasına neden oluyor.

Bir istasyon durduğunda başka bir istasyonun yükü artıyor.

İkinci istasyon da arızalanırsa yük kalan merkezlere dağılıyor.

Böylece sistem giderek daha kırılgan hale geliyor.

Sağlık yetkililerinin uyarılarındaki en önemli noktalardan biri de bu: Mevcut sistem zaten sınırda çalışıyor ve yeni bir büyük arıza zincirleme sonuç doğurabilir.

Gazze'de oksijen artık "tıbbi lüks" değil, yaşam hattı

Filistin Sağlık Bakanlığı, oksijenin bir tıbbi lüks olmadığını, çok sayıda kritik bölüm için doğrudan yaşam kaynağı olduğunu vurguluyor.

Bu ifade, yaşanan krizin boyutunu anlatmak açısından oldukça önemli.

Çünkü burada söz konusu olan belirli bir ilacın veya tıbbi cihazın eksikliği değil.

İnsan vücudunun yaşaması için ihtiyaç duyduğu temel unsurun sağlık sistemine ulaştırılamaması söz konusu.

Özellikle yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde bu durum çok daha kritik.

Bir yetişkin belirli bir süre boyunca bazı tıbbi destekleri tolere edebilirken, gelişimini tamamlamamış bir bebeğin solunum desteğindeki kesinti çok kısa sürede ağır sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle oksijen üretim sistemlerinin yeniden çalışır hale getirilmesi, Gazze'deki sağlık hizmetlerinin devamlılığı açısından öncelikli konulardan biri olarak öne çıkıyor.

Uluslararası kuruluşlara acil müdahale çağrısı

Filistinli sağlık yetkilileri, uluslararası kuruluşlara ve Birleşmiş Milletler kurumlarına acil müdahale çağrısında bulunuyor.

Talep yalnızca oksijen tüplerinin bölgeye gönderilmesiyle sınırlı değil.

Çalışmayan istasyonların yeniden devreye alınabilmesi için yedek parçaların, teknik ekipmanların ve bakım malzemelerinin de Gazze'ye ulaştırılması gerekiyor.

Ayrıca sağlık tesislerinin jeneratörlerini çalıştırabilmesi için yeterli yakıtın sağlanması önem taşıyor.

Aksi durumda dışarıdan belirli miktarda oksijen gönderilmesi bile sorunun tamamını çözmeyebilir.

Çünkü Gazze'nin ihtiyacı yalnızca hazır oksijen tüpleri değil, oksijeni sürekli olarak üretebilecek ve dağıtabilecek çalışan bir sağlık altyapısı.

Krizin büyümesi halinde ne olabilir?

Mevcut oksijen istasyonlarının daha fazla devre dışı kalması halinde sağlık hizmetlerinde zincirleme bir kriz yaşanabilir.

Öncelikle prematüre bebeklerin ve yoğun bakım hastalarının tedavisi ciddi şekilde etkilenebilir.

Ardından ameliyatlar, acil servisler ve solunum desteğine ihtiyaç duyan diğer hastaların tedavileri de risk altına girebilir.

Hastanelerin kendi içindeki oksijen stokları sınırlı olduğu için üretim sistemlerinin uzun süreli olarak devre dışı kalması, sağlık tesislerinin alternatif kaynaklara yönelmesini zorunlu hale getirebilir.

Ancak savaş ve abluka koşullarında alternatif kaynakların da sınırlı olması, krizin kısa sürede büyümesine yol açabilir.

Bu nedenle Filistin Sağlık Bakanlığının uyarısı yalnızca bugünkü duruma ilişkin değil, önümüzdeki günlerde daha büyük bir sağlık krizinin yaşanabileceğine ilişkin bir alarm niteliğinde.

Gazze'deki bebekler için savaş doğumdan sonra da devam ediyor

Gazze'de dünyaya gelen bebekler, savaşın neden olduğu sağlık ve insani koşulların sonuçlarıyla daha doğdukları andan itibaren karşılaşıyor.

Yetersiz beslenme, temiz su sıkıntısı, ilaç eksikliği, hastanelerin kapasite sorunları, elektrik kesintileri ve tıbbi ekipman eksikliği birbirine ekleniyor.

Prematüre olarak dünyaya gelen bir bebek için ise bu koşullar çok daha ağır sonuçlar doğurabiliyor.

Kuvözün çalışması için elektrik gerekiyor.

Solunum desteği için oksijen gerekiyor.

İlaçların saklanması için uygun koşullar gerekiyor.

Doktorların tedavi uygulayabilmesi için steril tıbbi ekipman gerekiyor.

Bunların tamamı ise savaşın ve altyapı yıkımının etkilediği bir sistem içerisinde sağlanmaya çalışılıyor.

Bu nedenle Gazze'deki oksijen krizi, aslında daha geniş bir insani krizin yalnızca bir parçası.

Sonuç: Gazze'de bir sonraki nefes bile garanti değil

Gazze Şeridi'nde 34 oksijen istasyonunun 22'sinin hizmet dışı kalması ve oksijen tüplerini dolduran 30 cihazdan yalnızca 4'ünün çalışması, sağlık sisteminin ne kadar kritik bir noktaya geldiğini ortaya koyuyor.

Geriye kalan istasyonlar kapasite sınırlarının üzerinde çalışıyor.

Yedek parçalar konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor.

Jeneratörler için gerekli yakıt ve bakım malzemelerinin temini zorlaşıyor.

Hastaneler ise aynı anda binlerce hastanın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.

Bu tablonun en ağır sonuçlarını ise prematüre bebekler, yoğun bakım hastaları ve sürekli oksijen desteğine ihtiyaç duyan kişiler yaşayabilir.

Dolayısıyla Gazze'deki mesele yalnızca "oksijen sıkıntısı" olarak tanımlanabilecek sıradan bir tedarik problemi değil.

Söz konusu olan, sağlık sisteminin temel yaşam destek altyapısının adım adım işlevini kaybetmesi.

Ve bu sistem tamamen durursa, hastanelerde bazı hastalar için tedavi seçeneği kalmayabilir.

Özellikle kuvözlerde yaşam mücadelesi veren bebekler açısından birkaç saatlik bir kesinti dahi kritik sonuçlar doğurabilecek durumda.

Bugün Gazze'deki sağlık çalışanlarının önündeki en büyük mücadelelerden biri, yalnızca hastaları tedavi etmek değil; o hastaların tedavi edilebilmesi için gerekli sistemi ayakta tutabilmek.

Bunun için oksijen istasyonlarının onarılması, yedek parçaların ve teknik ekipmanın bölgeye ulaştırılması, hastanelerin yeterli yakıtla desteklenmesi ve tıbbi yardım girişinin sürdürülebilir hale getirilmesi gerekiyor.

Çünkü Gazze'deki bazı bebekler için artık mesele yalnızca tedavi olmak değil.

Bir sonraki nefesi alabilecekleri sistemin çalışmaya devam edip etmeyeceği.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz